MEDENİYET VURDU BİZİ
MEDENİYET VURDU BİZİ
Başımda saçlar ak, ak, birde gözlerime dön bak,
Ağlamakta rehâvet, gülmekte teselliyi bulmuşum.
Yüreğimde feveran var, eminim rahat olmayacak,
Dokunmayın kabıma taşacak, çünkü dolmuşum.
-- Yoldan geçerken korkulu bir ceset görmüş halin var,
Gözlerin bilmem ancak, başına taze yağmış gibi kar.
Tüm gâyen gülmekse dünya ya, o sana zaten gülüyor,
Yok eğer ölmemekse maksat, boşuna herkes ölüyor.
-- Ebedî yaşamak imkansız, hem hayata sıkıntı katar,
Geçmişteki tüm büyüklerim o kutsî âlemde yatar.
Benim derdim o değil, acıyorum insanlığın haline,
Herkes tutturmuş bir sahte medeniyet şarkısı diline,
İşte o medeniyet girdi içimize, komşuluğu bitirdi,
Genç saygıyı, kız iffeti, ihtiyarlar insanlığını yitirdi.
Görürmüydün eteği dizinden yukarı kızlar çarşıda ?
Elinde sigarası delikanlımın babası mahsun karşıda.
Soytarı kadın balkondan aldatıyor zavallı kocasını,
Şerefsiz mi sorarsın, üç kuruş paraya satıyor bacısı.
İnsan söylemekten utanıyor, yaşayan nasıl yaşar?
Bu hayasızlık Müslümanlık sınırlarını çoktan aşar.
Komşu komşuyu rahatsız eder, birde su üstene çıkar,
Bir suç işler mahallede, komşunun çocuğuna yıkar.
Esnaf, üç kuruşluk çürük malı yeminle beş-ona satar,
Kahvede hoş görünmek için yeminle yalanlar atar.
Mahkemede azcık çıkara yalan yere yemin eder,
Mâbed mahsûn dururken, Müslüman meyhaneye gider.
Her şey bir tarafa, birde demezler mi ‘kalbime bak’
‘İçim rahat, yüzüm güleç, alnım ak mı? Oldukça ak’.
Kumar masasında veriyor günlük aldığı parasını,
Sahte gülücüklerle kandırır akşam zavallı karısını.
Eğer medeniyet buysa ki; değil, benim karnım tok,
İslâm da ise bu hokkabazlığın kesinlikle yeri yok.
Şimdi söyle, ağlamak mı gerek, gülmek mi halimize?
Hangi şarkı daha yanık söyle, dolayalım onu dilimize.
-- Sen aşmışsın burayı, âlem ler ötesinde gezersin,
-- Sen de bendeki bu ızdırâbı acıyı çoktan sezersin.
-- Rabbim yardım etsin ama, neylersin zaman böyle,
--Zaman ne olursa olsun, sen çekinme hakikati söyle.
Tuncay ŞAHİNOĞLU
27 Eylül 2009