|
iSTEMiYORUM
iSTEMiYORUM
Gül gülmemiş ki Bülbüle, garip garip ağlıyor,
Mor menekşesi bitmeyen çayır yürek dağlıyor.
Taşlı Çayın suyu Dakaslar da sessiz çağlıyor,
Yaylanın suyu Sökürüğü sulamasın istemiyorum.
*****
Kurt taşı, yaylamın başını siyah duman bürümüş,
Sahipsizlikten Güneylere (a) ayı, domuz yürümüş.
Hanın Gedikten İğdeliğe kadar postumu sürümüş,
Düz de oturup hatıraları anlatmak istemiyorum.
*****
Yaylanın şen evleri korkulacak virâne olmuş,
Kehribar buğday yetiştiren tarlaya çalılar dolmuş.
Komşu komşusunu telefon kablosunda bulmuş,
Köy odalarında muhabbet olsun istemiyorum.
*****
Nene Eze Nazilli’de, İbrahim Dede Ankara’da yatar,
Paşa Bey, Şakir Hoca, İsmail ustam, kalpleri nerde atar?
Köyümden kaçarcasına göç olmuş gurbete katar katar,
Kızılyokuşta yan gelip Çiftliğime bakmak istemiyorum.
*****
Zekeriya Hoca hastaymış, Bursa’ya ziyaretçi var mı?
Sadrettin, Neşet, Kani amcalar köyden ayrılık kâr mı?
Gurbetten gelmez oldunuz, bu köy size çok dar mı?
Boyalığın arktan Top taşına gezmek istemiyorum.
*****
Hangi gurbetçiyi yazayım, çoktur sığmaz buraya,
Tuz basmışım kabuk tutmayan bağrımdaki yaraya.
Karıştırdım birbirine, bakamıyorum ak ile karaya,
Çeşme misali göz yaşımı silmek istemiyorum.
*****
Tuncay oturmuş, tuhaf ne söylemiş, neler yazar?
Nine, dede. amcalar terk ettiler köyümü azar azar.
Kabristan da olmuşlar bir baksana iki taş, bir mezar,
Memleket aşırı Fâtihalar okunsun istemiyorum.
Tuncay ŞAHİNOĞLU
17 Şubat 2008
|