TORTUM Kültür ve Tanıtım Portalı, Tortumluların Buluşma Noktası WWW.TORTUMLUM.COM
Icon Anasayfa > Makaleler & Şiirler > Makaleler > ÇİFTLİK KÖYÜ TANITIMI
Icon Köylerimiz
Köylerimiz İçin Tıklayın
Köylerimiz için Tıklayın
Tortum Aksu Cağ Kebap
Icon Davetiye Gönder
Köylerimiz İçin Tıklayın
Icon Videolar
Köylerimiz İçin Tıklayın
Icon Anlık İleti
İsim
Mesaj
Smile
Icon Takvim
Eylül 2010
P S Ç P C C P
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30
Icon Arama

ÇİFTLİK KÖYÜ TANITIMI
Tarih 15/02/2010 18:37  Yazar Tuncay ŞAHİNOĞLU  Hitler 385  Dil Varsayılan

  


                         ÇİFTLİK KÖYÜTARİHİ

            

        Çiftlik Köyü; Erzurum ili, Tortum ilçesinin tarihi, stratejik ve tarımsal yönden en önemli köylerinden birisidir. Başlıklar halinde ele alacak olursak köyümüzü daha iyi tanır ve tanıtırız.

       TARİHİ: Köyümüzün tarihini varsayımdan öteye giderek ele alacağız. Varsayım sadece tahmindir, bu ise gerçeğin ötesindedir.

        Atalarımızın yattığı ve şu anda kullanılan mezarlıktaki üç tane Osmanlı dönemine ait olup, tarihi ve kitabeleri yazılı bu mezarlar bize ışık tutacaktır. Bu mezarlıkta daha eski mezarlar var ancak tarih ve kitabeler olmadığı için bu üç mezarın tarihi ve kısaca öyküsü köyümüzün tarihi açısından çok önemlidir.

        Mezarlığın ortasında yukarıdan aşağı doğru ikişer ve üçer metre aralıklarla üç mezar bulunuyor. Bu mezarlarda medfûn bulunan kişiler kardeş oldukları ve birisinin kitabesi künyesiyle beraber belirlidir. Atatürk Üniversitesi tarihçilerinden aldığımız beyana göre o dönemde kullanılan takvim Rûmi takvimdir. Mezar ve kutsal değerler için verilen tarih ise Hicri takvimdir, zaten her iki takvim arasında beş yıllık bir zaman dilimi vardır.

        Alt baştaki ilk mezar hicri 1260, miladi 1839 dur. Hemen üzerindeki ikinci mezar hicri 1272, miladi 1851 dir. En üstteki ise hicri 1282, miladi 1861 olarak kaydedilmiş bulunuyor. Anılan bu son mezarın kitabesi aynen, ‘Nakşibendi tarikatından Hacı Fevzi Bey oğlu, Hacı Mustafa Beydir.’ Diğer iki mezarsa büyüklerimizin rivayetine göre bu şahsın kardeşleri olan Kara ve Şerif Bey lere aittir. Bu tarihler elbette ki bu insanların ölüm tarihleridir. En az elli yaşlarında öldüklerini kabul edecek olursak en büyüğü 1789 yılına tekâmül etmektedir.

        Geriye doğru ikinci bir adım atalım. Köyümüzün tarihini derinleştirebilmek için bu üç insanın buraya ne şekilde geldiklerini kısaca yazmamız gerekmektedir. Yukarıda zikr ettiğimiz bu insanların dedesi olan Fethullah (Fethi) Bey Sultan Birinci Mahmut’un 1732 tarihli fermanıyla Erzurum Eyaletinin Tortum Sancak Beyliğine getirilir. (Osmanlı arşivlerinde mevcuttur.) O zaman bu kişinin iki oğlundan Mehmed Bey Kiska (Şenyurt) a, Hacı Fevzi Beyse Çiftlik e yerleşirler. Bu yerleşimin aksini isbat yukarıdaki tarihler açısından mümkün değildir.

         Bütün bunlardan yola çıktığımız zaman bu köye yerleşen bu insanlar durduk yerde dağ başına gelip mekan tutmamışlardır ya da, Müslüman oldukları halde gelip gayrimüslim insanların arasına yerleşmeleri mümkün değil elbet. Bu demek ki burada bunlardan önce yine ikamet edenler vardı.

       Üçüncü ve önem arz eden bir adım daha atalım. Köyümüzün hemen çevresinde değişik yerlerde sayısız mezar bulunmaktadır. ‘Maşatlık’ dediğimiz gayrimüslim insanlara ait bu mezarların çoğusu o denli eski bir tarihten gelme ki belirliliğini yitirmiş durumda. Ancak, bununla  birlikte Müslüman mezarları da çok sayıda, bu mezarlar da yine bakıldığı ve incelendiği zaman çok eski tarihlere dayanmakta olduğunu her insan alar.  Örneğin, bize ait olan köye fazla uzak olmayan bahçemizin hemen güneybatısında sayısız mezar bulunmakta ve bütünü Kıble ye yöneliktir. Buna benzer köyün yine güneybatısı istikametinde çeşitli yerlerde Müslüman mezarları bulunmaktadır.

        Bunlarla beraber, köyün batısında beş veya altıyüz metre uzağında şu anda ‘Peyler’ adıyla andığımız mevkide kabiristan ve yerleşim yerleri hala belirgin. Aynı şekilde Yayla Boğazı, Kurt Taşı, Ziyaretler, Dan Bulut gibi köye fazla uzak olmayan mevkilerde yerleşim yerlerinin varlığı çok belirgin. Köyün hemen güneydoğusunda bulunan ve ‘Kale’ diye adlandırdığımız yerde toprak altından kerpiç yapılanmalar çıkmaktadır. Resmi organlardan izin alınarak bilinçli çalışmalar yapılacak olsa tarihleri hakkında bilgide edinebiliriz.

        Köyümüz Çiftlik Köyü ile ilgili tarih kısaca ve kısıtlı çalışmamız sonucu böyle şekillenmiş durumda. Yukarıda belirttiğimiz tarih ve işaretlerden anlaşılıyor ki Osmanlı ve Selçuklulardan çok önceye dayalı bir yerleşim alanıdır. Arşiv kayıtlarına göre miladi 1500 lü yıllarda ‘Çeprin’ isminde bir yerleşim yeri olduğu büyük olasılık. Büyük olasılık dememizin sebebi anlatılan coğrafi bölge burayı gösterdiği içindir.  Denilebilir ki; ‘Şu anda Tortumun hemen her köyünün eski bir ismi mevcut iken burasının neden eski bir ismi yoktur?’ Yukarıda da tarihlerle izah ettiğim gibi Osmanlı İmparatorluğu nun son bir iki yüzyılı  döneminde burada Ermeni veya başka bir millet yaşamadığı için. Sadece Osmanlı nın kara yılları olarak bilinen 1914-1915 yılında Ruslar tarafından işgal edilmiş ve dört yıllık bir zaman kalmışlar, bu zamanda ise sadece askeri birlikler kalmış ve herhangi bir isim koyma ihtiyacı hasıl olmamıştır. Çünkü bu bir yerleşim değil sadece istiladır.

       COĞRAFİ DURUMU: Köyümüz Çiftlik Tortum ilçesinin güneybatısına kalmakta olup ilçeye uzaklığı 12 km. dir. Doğuya bakan yatık hilal şeklinde bir tepenin yüzü ve eteklerine kuruludur. Tortum vadisinin hemen her tarafını buradan gözetlemek mümkündür. Kırsal alandan ziyade tarıma ve meraya elverişli alan daha çoktur. Köyün güneybatısına kalan 3 km. uzağında yaylamız ve genişçe otlak alanı mevcuttur. Haziran ayının sonlarına doğru yalaya çıkılır ve Eylül ayının ilk yarısında inilir. Daha önceleri biraz daha fazla kalınırdı. Her yerde olduğu gibi bizde de hayvancılık azaldığı için daha kısa zaman kalınıyor.

            Komşu köylerimiz; Esendurak, Tortum Kale, Konak Mah. Tatlısu, Taşbaşı, Akbaba, Yellitepe ve  Kemerkaya köyleri ile çevrilidir.

       TARIMSAL DURUMU: Tortum vadisinin arazi yönünden en zengin köylerinden biriside bizim köyümüzdür. Önceleri ağırlık buğday, arpa, çavdar, fiğ gibi ürünler çok ağırlıklı idi. ileri derecedeki göç yüzünden her yerde olduğu gibi bizde de maalesef bu kısmen bitmiş durumda. Ancak hep beraber geriye doğru azda olsa gidip köyümüzün bu önemli yanını sizlerle paylaşalım.

     Köyün hemen içindeki araziden başlayarak en uzağındaki araziye kadar ekilmeyen tarla bulunmazdı. Öyle ki sığır ve koyunların otlağı bu yüzden yok gibiydi. Bahar aylarının başlaması ile birlikte bir aydan daha fazla zaman tohum ekilirdi, bunun bir önceki güzden ekilenleri hariç. Ekilen bu tarlaların biçilmesi ve harmanlaması birkaç ayı bulurdu. ‘Kem’ dediğimiz kara dövenlerle gece gündüz habire harman yapılır ve savrulurdu. Yeni yetişen gençliğimiz bunu belki anlayamazlar, onların daha gerçekçi anlayabilmeleri için durumu şöyle izah edelim; Traktörlerin bizde çoğalmaya başladığı zamanlarda hemen herkes kara döveni bırakıp bu işi patoslar la yapmaya başladı. Yirmidört saat sürerdi o zamanlar bir kişinin harmanı. Kaldı ki patos kara dövenin yerini aldığı zamanlarda ise bizim ekim işi neredeyse yarıya düşmüştü. Biraz daha açacak olursak, öküz ve atlarla birgünde yapılan harman traktörle yarım saat dahi sürmez. Yirmidört saati ikiye böldüğümüz zaman kırksekiz harman olur. Yani kırksekiz gün sadece ekin harmanlanır ve savrulurdu. Kıyaslama açısından ele alacak olduğumuz zaman bir traktör şu anda iki üç köyün ekinini yirmidört saatte rahatça bitirir.

       Tortum vadisinin ambarı sayılacak kadar ekim işi yapan köyümüzde ambarlar, samanlık ve otluklar ağzına kadar dolar ve bir taraftan da boşalırdı. Köye tarım ürünü almaya gelen hiç kimse eli boş dönmez ve fazlasıyla alırdı.


     Bizde bu işler artık onda bir ancak yapılıyor, geçim kısmen de olsa hayvancılık üzerinedir. Meyvecilikte koordineli pazarlama veya kooperatifleşme olsa ek gelir sağlanır ama maalesef bizimle birlikte çevre köylerde de yoktur bu. Arıcılıkla uğraşan köylülerimizde az değildir, zirai destekli yapılacak olsa bizim yöremizde en ideal işlerden birisidir aslında.

      


   
KÜLTÜREL YÖNÜ: Taklitçi çağdaşlaşma yüzünden artık kültürde neredeyse karışmış durumda. Hızlı ulaşım, televizyon gibi buna benzer araçların sayesinde Egedeki bir vatandaşla Doğudaki bir vatandaşın giyim, söyleşi ve hareket kabiliyetleri aynı duruma gelmiş. Kültür farklılığı güzel bir unsur ama, bunların birbirine karışması ve kendimizden gibi görünür olması yadırganacak durum. Örneğin; ‘Nereden geliyorsun arkadaş?’ cümlesi Türkiye’nin ortak dili. Ama, ‘Nereden geliyon ülen?’ le, ‘Nerden gelirsen gardaş?, cümleleri yörelere has bir dil şekli. Bunların birbirine karışmış olması kanaatimce hoş değil. Kültür farkını bilelim yalnız, bir birine karıştırmadan bilelim.

       Köyümüzde lisan oldukça Erzurum ağzı iledir, kısmen de Karadeniz şivesini andırır durumda. Giysi yönünden bütünüyle ilimiz Erzurum’un aynısı.

Kadınlarımız önceleri ‘Ehram’ dediğimiz yünden yapılma giysilerle sokağa veya misafirliğe giderlerdi. Ev içerisinde birde keçi kılından örülme peştamal giyilirdi, yine başlarına atkı alırlar ve yakın komşulara böyle giderlerdi. şimdi ehram maalesef artık yok, atkıyı ise kadınlarımızın çok azı kullanıyor.

         Köyümüz Çiftlik Köyü ile ilgili daha geniş bilgi İnşaallah ileride verebiliriz. Bizim burada arz ettiğimiz kısa kırık dökük bilgiler. İnternet ortamına bunu yazmamızdaki asıl gâye, bu yazıları okuyup, köyümüzün tarihi ve kültürel yönden daha geniş bilgisi olanlar için belki bir ön çalışma olması içindir. Bizim acizâne bilgilerimizi derleyerek ve ya, kendi bildikleriyle süsleyerek daha geniş ve daha güzel bir çalışma yapıp bu siteye göndermeleridir.

       Bütün hemşehrilerime saygılarımı sunar, bize bu ortamı hazırlayan sevgili kardeşlerimize de en derin saygılar sunarım.

 

 Çiftlik Köyü Resimlerine Ulaşmak için tıklayın

  

                                                                         Tuncay ŞAHİNOĞLU

Yorum Yok.
TORTUM ©  2010 Tortumluların Buluşma Noktası TORTUMLUM.COM

Yazılım : MemHT Portal Türkçe Çeviri : MemHT Portal Türkiye